Sindirim enzimlerinden etkilenmeyip,
diğer besin öğeleri gibi sindirimi yapılamayan ve bitkilerde
bulunan çeşitli maddelere lif (posa) denilmektedir.
Lif hiçbir vitamin, mineral, kalori sağlamaz. Aksine
sindirim, sistemimizin rahat çalışmasına yardımcı olur.
Kanser, kalp hastalığı, diyabet gibi hastalıklara karşı
korunma sağlarken; kabızlık ve birçok bağırsak bozukluklarının
engellenmesine yardımcı olur.
Lif; çözünebilen ve çözünemeyen olarak bitkilerde yer
alır. Çözünemeyen liflerin tahılların kepeğinden ve
kurubaklagillerden alırız. Bu tür lifler, dışkı hacmini
artırarak kanserede neden olabilecek maddelerin hızla
bağırsaklardan atılmasını sağlamaktadır.
Çözünen lifler ise elma, muz, turunçgiller, havuç gibi
meyve sebzelerde bulunurlar ve midede suyla birleşip,
jöle oluştururlar. Gıdanında mideden geçişini yavaşlattıkları
için daha uzun süre tokluk hissi oluştururlar.
Teknolojinin gelişmesi sonucu tüm gıdalar rafine edilmekte,
ayrıca fast-food tarzı beslenme yaygınlaştığı için lif
tüketimi oldukça azalmıştır.
Günde 20-35 gram arasında lif tüketilmesi önerilmektedir.
Ancak lif alımını birden artırmak şişkinlik, bulantı,
hatta gaza sebep olabilir. Yan etkilerini bol su içerek
önlemek mümkündür.
Günde 3 porsiyon sebze, 2 porsiyon meyve, 6 porsiyon
tahıl ve kurubaklagil yenerek lif ihtiyacı karşılanabilir.
Normal sağlık koşullarında lifli besinleri sofranızdan
eksik etmemeniz tavsiye edilir.
Görüldüğü gibi canlılığın temeli, besinlerin alınması,
sindirilmesi, hücrelere taşınması, solunumla alınan
oksijen varlığında enerjiye dönüştürülmesi, küçük parçaların
birleştirilerek yeni ve yıpranan hücrelerin yapılmasına
dayanır. Bu olaylarda kısaca "metabolizma"
deyimiyle açıklanır. Metabolizma; gıdaların alınmasından
hücrelerde kullanımına kadar geçen süreçtir.
İhtiyaç duyulan besin öğeleri, doğal olarak değişik
besinlerin bünyelerinde farklı miktarlarda bulunur.
Çok çeşitli olan yiyeceklerimizin bazıları enerji yönünden,
bazıları protein ve bazılarıda vitamin yönünden zengindir.
Bütün besinleri bir arada yememiz mümkün değildir. Bu
yüzden besinleri, besleyici değerleri ve vücudumuza
sağladıkları yarar bakımından 5 grupta topluyoruz. Bir
grup altına sayılan yiyecekler birbirinin yerini tutar.
Günlük beslenmemizde her gün her grubtan bir yada bir
çok besini ihtiyacımız kadar tüketmeliyiz. Böyle yeterli
ve dengeli beslenmiş oluruz.
|
Besin Grupları
|
Nitelikleri
|
|
I.ET,BALIK,YUMURTA,KURUBAKLAGİL
|
Protein,B vitaminleri,Demir
ve Çinkodan zengindir.
|
|
Kırmızı et
|
Doymuş yağ, kolesterol içerir
|
|
Beyaz et
|
Yağ Doymuş yağ, kolesterol
azdır.
|
|
Yumurta
|
Yağ ve Doymuş yağ daha az,
kolesterol çoktur.
|
|
Kurubaklagil
|
Çok az yağ içerir. Doymuş
yağ ve kolestrol yoktur. potasyum, magnezyum,
ve posadan zengindir.
|
|
Fındık,ceviz vs.
|
Doymamış yağ, E vitamini
magnezyum ve potasyumdan zengindir.
|
|
II.SÜT ve SÜT ÜRÜNLERİ
|
Kalsiyum, B vitaminleri
ve pronteinden zengindir.
|
|
Süt-Yoğurt
|
Yağ ve kolesterol azdır.
|
|
Yağlı peynirler
|
Yağ doymuş yağ, kolesterol
çoktur.
|
|
Yağsız peynirler
|
Yağ ve kolesterol çok azdır.
|
|
III.SEBZE ve MEYVELER
|
C vitamini ve bazı B vitaminleri
ile, A vitaminin öncüsü karot enoidler, posa
ve potasyumdan zengindir.
|
|
Yeşil yapraklılar
|
C, E vitaminleri ve karotenoidler
zengindir.
|
|
Turunçgiller, domates
|
C vitamininden zengindir.
|
|
Havuç, Kayısı
|
Karotenoidlerden zengindir.
|
|
IV.TAHIL ve TAHIL İÇEREN
ÜRÜNLER
|
Enerji verirler, karbonhidrat
kaynağıdır. Kepekli olanlar ve bulgur B vitaminlerinden
zengindir. Rosalı maddeleri ve E vitamini içerir.
|
|
V.YAĞLAR ve TATLILAR
|
Saf besinlerdir. Enerji
kaynağıdır.
|
|
Tereyağ
|
Doymuş yağ, kolesterol çoktur.
A vitamini vardır.
|
|
Margarin
|
Doymuş yağ çok, kolesterol
çoktur. A,D,E vitaminleri vardır.
|
|
Palmiye ve Zeytinyağı
|
Tekli doymamış yağ içerir.
Kolesterol yoktur. E vitamini, karotenoidler
içerir.
|
|
Bitkisel sıvı yağlar
|
Çoklu doymamış yağ içerir.
Kolesterol yoktur. E vitamini bulunur.
|
|
Tatlılar
|
Saf karbonhidrat kaynağıdırlar.
Pekmez; kalsiyum,ve potasyum bulunur.
|
Tabloda sıralanan ilk 4 grup temel besin öğelerini içerir.
Üç ana öğünde her gruptan mevsime ve bütçeye uygun yiyecekler
seçilmelidir. Özellikle mevsiminde yenilen sebze ve
meyveler hem daha lezzetli, hem daha ucuz olur.
Salça, tuz ve baharatlar da tıpkı yağ ve şeker gibi
yemeklerin lezzetini artıran öğelerdir. Çok az kullanıldıkları
için beslenmeye fazla katkı sağlamazlar.
Yiyeceklerin seçimi kadar, pişirilme şekline, lezzetine
ve kokusuna da aynı özeni göstermeliyiz. Unutmayalım
ki israf edilen her yiyecek önce kendi bütçemize, sonra
ülke ekonomisine zarar verebilir demektir.
Daha sonraki bölümlerimizde sağlıklı beslenme nasıl
olmalı? Neleri hangi sıklıkla yemeliyiz? Yiyeceklerimizin
miktarları nasıl olmalı? Sorunlarına cevap arayacağız.
Kısaca yeterli ve dengeli beslenme örneklerini sunmaya
çalışacağız.