|
Çocuklarda Okul Korkusu
Okul Fobisi Kronikleþmemeli
Okul Fobisi sonunda baþarýsýzlýk kaçýnýlmaz
Çocuklarda Okul Korkusu
Çocuk Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hekimi Dr. Nese Perdahli Fis, ilkokula
baslayan çocuklarda okul korkusu ve hiperaktivite bozuklugu görülebilecegini
belirterek, "Küçük yasta tedavi uygulanmayan çocuklar,
ileride davranis bozuklugu belirtileri, ilaç ve madde bagimliligi gibi
sorunlarla karsi karsiya kalabilir" dedi.
Dr. Nese Perdahli Fis açiklamada, halk arasinda bilinen sekliyle "Okul
Korkusu" ya da tibbi adiyla "Ayrilik Kaygisi" olan çocuklarin
anneye bagimli olduklarini vurgulayarak, "Bu çocuklari anneden ayirarak
sinifa almak oldukça zordur. Çocuk direnir, annesine yapisir,
aglar, annesinin de yaninda kalmasini ister. Böyle bir durum uzun sürerse,
aileye bir hekime basvurmalarini öneriyoruz" diye konustu.
Tedavi geciktirilirse çocugun kaygisinin artabilecegine dikkat çeken
Dr. Nese Perdahli Fis, "Buna bagli olarak da çocuk ve aile için
sorunlar artar, uygun tutumlarin gelistirilmesi daha uzun zaman alir" dedi.
Çocugun okula basladiktan sonra, dikkat eksikligi, diger adiyla hiperaktivite
bozuklugunun yasanabilecegini söyleyen Dr. Fis, "Bu çocuklarin
bir çogunun, okul öncesi dönemlerde de çok hareketli
ve dürtüsel olduklari, yani akillarina ilk gelen biçimde davrandiklari
aileleri tarafindan fark ediliyor. Ancak bir kisminda ise sadece dikkat eksikligi
ön planda oldugu için, ancak okula basladiktan sonra derslerde dalgin
oluslari, derse dikkatlerini verememeleri gibi nedenlerle ögretmenlerinin
dikkatini çekiyorlar. Bu çocuklar tedavi edilmezlerse, "basarisiz,
anlamiyor, dinlemiyor, yaramaz" olarak damgalanabilir. Bu çocuklarda
uygun bir tedavi uygulanmadiginda, ileride davranis bozuklugu belirtileri, ilaç
ve madde bagimliligi gibi sorunlarin daha sik görüldügü
de biliniyor. Oysa ki uygun tani ve tedavi ile bu çocuklarin sosyal,
duygusal ve akademik olarak hak ettikleri seviyeye ulasmalari mümkün
olabilmekte" açiklamasinda bulundu.
Okul fobisi kroniklesmemeli
Psikiyatrist Doç. Dr. Arif Verimli, 'Okul Fobisi'nin çok siddetli
sekilde çocugun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece
isteksiz ve ilgisiz görünmesiyle baslayan bir çocukluk hastaligi
oldugunu belirterek, "Eger çocugun okula karsi isteksizligi ve korkusu
aile ve ögretmen tarafindan önemsenmezse okul fobisi kroniklesir ve
yarida kesilen bir okul hayatiyla sonuçlanabilir" dedi.
Okullarin açilmasina az bir süre kala Psikiyatrist Doç. Dr.
Arif Verimli, anne - babalari ve ögretmenleri 'Okul Fobisi' konusunda uyardi.
Okul fobisinin nedenleri ve belirtileri ile ilgili bilgi veren Arif Verimli,
velileri ve ögretmenleri bu konuda daha bilinçli olmaya davet etti.
Doç. Dr. Verimli, "Okul fobisi çok siddetli sekilde çocugun
okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz ve ilgisiz görünmesiyle
baslayan bir çocukluk hastaligidir. Okul korkusu da diyebilecegimiz Okul
Fobisi, hem psikolojik (aglama, sinirlilik, saldirganlik8 gibi normal olmayan
davranislarla) hem de fiziksel (bas agrisi, mide bulanmasi, istahsizlik...)
gibi bir takim sorunlarla kendini gösterir" dedi.
OKUL FOBISININ BELIRTILERI
Okul fobisinin en çok eylül, ekim aylarinda ve okulun ikinci yari
dönemi baslamadan önce kendini gösterdigini vurgulayan Arif Verimli,
en çok ilkögretim ögrencilerinde görülen okul fobisinin
tipik belirtileri söyle siraladi:
"Çocuk 'okul' kelimesini duyunca ataga geçer. Okulla ilgili
son derece ilgisiz ve isteksizdir. Uyku düzeni bozulur. Genellikle aile
bireyleri disindaki kisilerle olan iliskilerinde utangaçtir. Basari ve
takdir kaygisi tasirlar. Ögretmenden ve evinin disindaki yapidan korkar.
Telasli, huzursuz ve içe dönük yasamayi seçerler. Okula
gitmemek için herhangi bir fiziksel nedene dayanmayan asilsiz hastaliklar
ortaya atarlar. Okul gereçlerine son derece itinasiz davranir. Arkadas
edinmez. Okuldan korkar."
OKUL FOBISINI ETKILEYEN FAKTÖRLER
Psikiyatrist Doç. Dr. Arif Verimli, okul fobisinin 6-11 yas arasi çocuklarda
daha sik görüldügünü belirterek, "Okul fobisinin,
kiz ögrencilerde görülme orani yüzde 13, erkek ögrencilerde
görülme orani yüzde 9'dur.. Okul Fobisinde aile faktörü;
asiri kollamaci, telasli, sarmalayan ailelerin çocuklarinda, okula baslayana
kadar ailesi disinda bir sosyal hayati olmayan çocuklarda, bosanan ailelerin
bir ebeveynine bagli olarak yasayan çocuklarda, ailesinden birini ölüm,
hastalik, tasinma gibi bir sebeple kaybeden çocuklarda daha sik görülür.
Okul Fobisinde ögretmen ve okul faktörü; çok kalabalik
siniflarda, sert mizaçli bir ögretmenin sinifinda, baskici, ezberci,
hirpalayan ve asiri kuralci egitim sistemlerinde daha sik görülür"
dedi.
Arif Verimli, velilere ve ögretmenlere son olarak su uyarida bulundu:
"Eger çocugun okula karsi isteksizligi ve korkusu aile ve ögretmen
tarafindan önemsenmezse okul fobisi kroniklesir ve yarida kesilen bir okul
hayatiyla sonuçlanabilir. Bu sebeple okula gitmek istemeyen ve okul kelimesi
duyunca telasla ataga geçen çocuklarinizi dikkate alin ögretmeninden
ve bir uzmandan mutlaka yardim isteyin."
Okul fobisi basarisizliga davetiye
Çocuklarda okul korkusunun meydana getirdigi sorunlarin zamaninda çözümlenememesi
durumunda, bu korkunun hayat boyu basarisizliga davetiye çikardigi bildirildi.
Sakarya Üniversitesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Abaci,
bireylerin birbirlerine çok fazla bagimli oldugu ailelerde okul fobisinin
olma olasiliginin yüksek oldugunu söyledi. Yogun kaygi nedeniyle çocugun
okula gitmek istememesine ya da gitmemesine okul fobisi dendigini hatirlatan
Prof. Dr. Abaci, okul korkusundan eve dönen çocuk için yapilacak
en iyi seyin, onu en kisa sürede okula geri götürmek oldugunu
kaydetti.
Çocuklarin bu isteksizliklerinin karin ve bas agrilari ya da mide bulantisi
gibi fiziksel sikayetler ile dile getirildigini anlatan Prof. Dr. Abaci, yogun
olarak yasanan okul korkusundan dolayi bu fiziksel sikayetlerin gerçek
olabilecegine de dikkati çekti.
Prof. Dr. Ramazan Abaci, "Genelde bireylerin birbirlerine abartili bagimli
oldugu, birbirlerine her an herhangi bir olumsuzluk olacakmis gibi davranan
ailelerin çocuklarinda okul korkusu olma olasiligi yüksektir. Çocuk
kendi yoklugunda ailesine bir sey olmasindan ya da kendisini terk edip gideceklerinden
veya anne ve babasinin yoklugunda kendisine bir sey olacagindan korkmaktadir.
Bu tür çocuklar asiri kaygili, uyumlu, asiri onay bekleyen çocuklardir"
dedi.
Okul korkusu olan çocugun mutlaka bir psikologa gösterilmesi ve
onun önerileri dogrultusunda hareket edilmesi gerektigine isaret eden Prof.
Dr. Ramazan Abaci, bu hastaligin tedavisinde, çocugun bireysel tedavisi
yaninda aile tedavisinin de gerekebildiginin altini çizdi. Okul korkusu
nedeniyle eve gelen çocugun zaman geçirilmeden okula geri götürülmesi
gerektigini dile getiren Prof. Dr. Abaci, "Çocugunuza okula dönmesi
konusunda israr edin. Okul korkusunda yapilacak en iyi sey, çocugunuzu
mümkün oldugunca çabuk okula geri götürmenizdir.
Okula devam çocugunuzun okul korkusunda yasadigi fizyolojik belirtilerin
azalmasina yardimci olur ve sonunda çocugunuz okula gitmekten yeniden
zevk almaya baslar. Bu nedenle çocugunuzu, okula gitmeye devam ettigi
sürece kendini daha iyi hissedecegi konusunda ikna edin" diye konustu.
"OKULA GITME ZAMANLARINDA ESKISINDEN DAHA KARARLI OLUN"
Ilk zamanlarda okulun sabahlari güç olabildigini ifade eden Prof.
Dr. Ramazan Abaci, "Bu zamanlarda çocugunuza kendisini nasil hissettigini
sormayin. Çünkü bu durum çocugunuza sikayet etmek için
firsat ve cesaret verecektir. Çocugunuzu gözleyin, eger ev içinde
dolasabiliyor ve çok rahatsiz görünmüyorsa okula da gidebilecektir.
Sayet çocugunuzun fiziksel yakinmalari varsa ve genel yakinmalarina
benziyorsa, çok fazla tartismadan onu hemen okula hazirlayin ve gönderin.
Eger çocugunuzun sagligi konusunda endiseliyseniz, doktor kontrolü
yararli olacaktir. Aksi halde okula gönderin ve ögretmeni durumdan
haberdar edin, çocugunuz ciddi bir sekilde hastalanirsa sizi arayip haber
vermelerini isteyin.
Çocugunuz okula geç kaldiginda, servisi kaçirdiginda,
mutlaka onu okula göndermek için baska çözümler
gelistirin ve en kisa zamanda okula gönderin. Bazen çocugunuz kendiliginden
eve dönebilir, bu durumda da yapmaniz gereken onu okula geri göndermektir.
Çocugunuzun ögretmenini konu hakkinda bilgilendirmeniz, ögretmenin
çocugunuzu anlamasi konusunda yardimci olur. Ögretmenin bilgilendirilmesi,
ögretmenin çocugunuzun bazi davranislarina daha toleransli olmasini
saglayabilecektir" seklinde konustu.
"ÇOCUGUNUZLA OKUL KORKUSU HAKKINDA KONUSUN"
Okula gitme vakti disinda bir zamanda çocuklarla okul korkusu hakkinda
konusmanin faydali olacagini kaydeden Prof. Dr. Ramazan Abaci, sunlari kaydetti:
"Okul korkusu hakkinda çocugunuzu suçlamayin ya da küçümsemeyin.
Bu durumun birçok çocuk tarafindan yasanabildigini ve zaman için
kendisini mutlaka daha iyi hissedecegini anlatin. Çocugunuzu tam olarak
neyin mutsuz ettigini ögrenmeye çalisin. Çocugunuza, olabilecek
en kötü seyin ne olabilecegini sorun.
Eger sizin bu konu hakkinda yapabilecekleriniz varsa elinizden geleni yapacaginizi
söyleyin. Eger çocugunuz okulda fiziksel belirtilerin çok
artmasindan korkuyorsa, ögretmene uygun bir yerde 10-15 dakika dinlenebilecegini
söyleyin. Okul korkusu olan çocuklar, okul disinda daha çok
aileleri ile zaman geçirmek, evde oynamak, odalarinda yalniz olmak ya
da televizyon seyretmek isterler.
Bir çogu geceleri arkadaslarinin evinde kalamaz, hemen eve dönmek
ister. Böyle durumlarda çocugunuzu akranlari ile vakit geçirmesi
için tesvik edin. Çesitli aktivitelere göndermek, arkadaslarini
evinizde geceleri kalmalari için davet etmek, çocugunuza yardimci
olacaktir. Okula gitmek istemeyenin ya karni agriyor ya da basi. Egitim hayatiyla
yeni tanisan veya okulda çesitli sorunlar yasayan çocuklar, gerçekte
var olmayan hastaliklari bahane ederek, okula gitmemenin yollarini arayabiliyor.
Okul korkusunun olusturdu sorunlar, zamaninda çözümlenememesi
durumunda, hayat boyu basarisizliga davetiye çikarir." |