Sağlıkla ilgili en son gelişmeleri takip etmek istiyorsanız e-posta adresinizi yazınız

   
 
Üyelik İptal
Gürültü kirliliği ve beden sağlığına etkileri

Gürültü Kaynakları
Endüstriyel uygulamalar, inşaat, büro çalışması, ev yaşamı ve rekreasyonel etkinlikler gürültü kaynağı olabilir. Endüstri ve teknoloji kaynaklı sesler giderek artış göstermektedir. Gürültünün tiz ve saf olduğu oranda, daha büyük zarar verdiği kabul edilmektedir.
Bazı ses ölçümleri dB(A) olarak ölçülmektedir. Bu değer kulağın frekans sensitivitesini esas almaktadır. dB(A) değişik frekans değerlerinin ağırlıklı olarak ölçümünü sağlamaktadır.

Gürültü Kontrolü
Sanayileşme ve teknolojik ilerlemeler beraberlerinde çeşitli sorunları da getirmektedir. Bu sorunların içinde giderek daha fazla önem kazanan gürültü, günümüzde mücadele edilmesi zorunlu bir duruma ulaşmıştır. Gürültü; insanların işgücü verimliliğini, fikir işçilerinden %60, beden işçilerinden %30 azaltmaktadır. Böyle ortamlarda çalışan insanların dikkatlerinin dağılması ve alması sonucunda iş kazalarında önemli artışlar olmaktadır. Sürekli gürültülü bir yerde kalma veya çalışma durumunda kalıcı işitme bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Böyle gürültülü yerlerde çalışan insanlarda, gürültünün şiddetine ve sürekliliğine bağlı olarak kulak çınlamaları, sağırlıklar, tansiyon yükselmeleri, yorgunluk, iş ve zihinsel etkinliğin azalması, uykusuzluklar, sosyal bozukluk ve bezginlikler görülmektedir.

Devamlı ve yüksek şiddetteki gürültünün sadece işitme ile ilgili bozukluklara neden olmakla kalmayıp, dinleme ve anlama güçlüğü, dikkat dağınıklığı, iş verimi ve konsantrasyonun azalması, uyku düzensizliği, sinirlilik, baş dönmesi gibi birçok olumsuz etkiye neden olduğu da bilimsel olarak açıklanmıştır. Bu etkileri aşağıdaki şekilde sınırlayabiliriz.

1) İşitme üzerine etkisi

a) Geçici eşik kayması
b) Kalıcı eşik kayması

2) Endokrin ve metabolik fonksiyonlar üzerine etkiler,
3) Hastalıklara karşı rezistans,
4) Üreme üzerine etkileri
5)Nörolojik etkiler
6)Biyokimyasal ve farmakolojik özelliklere etkiler
7) Uyku üzerine etkiler
8) Stres üzerine etkileri

Ses emici ve titreşimi azaltıcı bazı önlemlerle gürültünün azaltılmasına çalışılır. İşyerlerinde kişisel koruyucularla yapılan gürültü önleyici çabaların yanısıra, gürültünün kaynakta azaltılmasına yönelik önlemler de alınması gerekmektedir. Toplumsal gürültünün azaltılmasında ise aynı esaslar geçerlidir. Ancak kişisel koruyuculardan çok gürültünün kaynağında azaltılmasını ya da oluşan gürültünün konutlara ve işyerlerine ulaşmasını engelleyecek önlemler gerekmektedir.

Gürültü kontrolü 3 aşamada yapılabilir.

1) Kaynakta kontrol; Genel olarak gürültü kontrolü kaynağın,

a) Yapısal tasarım ve yapım,
b) İşletilme ve çalıştırılma (işleme tekniği, işleme zamanı ve süreler olarak)
c) Bakım ve onarım aşamalarında gerçekleştirilebilir.

2) Alıcıda kontrol ; dış kulak yoluna konulan poliüretan tıkaçlar düşük frekanslarda 25 dB(A), yüksek frekanslarda 40 dB(A) kadar seslerin şiddetinin azalmasını sağlamaktır. Kişisel korunmada en etkili yöntem kulaklıklardır. Düşük frekanslarda 30 dB(A), yüksek frekanslarda ise 50DB(A) azalma sağlanmaktadır.

3) Çevrede kontrol: Özellikle trafik gürültüsünün önlenebilmesi için alınan önlemler:

a) Yapı eleman planlaması
b) Bina planlaması
c) Şehir planlaması

-Yerleşim yerlerinin seçilmesi
-Yollarda ve yol kenarlarında alınan önlemler
-Bina grubu (komşuluk ünitelerinin) planlaması

Binaların yola uzaklığı ve yola göre yüksekliği gürültüden etkilenmesini değiştirebilmektedir. Binaların duvar özellikleri, çift cam gibi gibi teknik özellikler gürültüyü en az 30 dB(A) azaltmaktadır.

Yol ile bina arasında yaprak dökmeyen en az 30 metre genişliğinde bir ağaçlık alan bulunması, trafik gürültüsünün evlere ulaşmaması açısından çok yararlı önlem oluşturmaktadır. Ayrıca, termik santral baca gazı filtre artığı ile gübre fabrikalarının yan çıktısı kireç taşı ve cipsten imal edilebilen panellerin yol kenarlarında kullanılması ile "ses bariyeri" uygulaması yapılabilir.

Yol kenarlarına konulan perdeler ve engeller ile gürültü önemli ölçüde azaltılmaktadır.
Gürültü ile birlikte ele alınan bir diğer olumsuz etki ise vibrasyon etkisidir. Genellikle katı ortamda yayılan ve dokunma duyusu ile hissedilen düşük frekanslı ve yüksek genlikli mekanik titreşimlere vibrasyon denmektedir. Sinirsel ve kas iskelet sistemine olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Kentlerde gürültü kirliliği tüm toplum bireylerinin katılımını gerektiren önemli bir sorun haline gelmiştir. Trafik araçlarının kornaları, fren ve motor sesleri günlük önemli bir stres etkenidir.
Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr
Okunma sayısı: 16504
 Sayfa Başı
 Geri Dön
 Anasayfaya Dön
 
Sayın kullanıcımız:
saglikvakfi.com ve saglikvakfi.org.tr' nin içeriği, kullanıcıyı sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. saglikvakfi.com ve saglikvakfi.org.tr'nin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.