Uzmanlara göre, sıcacık yaz günlerinden sonra kışın soğuğuna adapte olabilmek için olağanüstü bir çabaya girişen, dengeleri altüst olan vücudumuz destek bekliyor. Yorgun bedene saldırıya geçen kış hastalıklarına dur demenin yolu ise 'kış güneşi'nden, 'binbirdelik otu'ndan 'ekinezya'dan, 'üşümemek ve terlememek'ten geçiyor.
İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle mevsimlerin vücut üzerindeki etkileri üzerine çalışmaları ile tanınıyor. Kışı hiç hastalanmadan geçirmenin ipuçlarını ortaya koyan Prof. Dr. Karagülle soğuklardan korunmak için öncelikle "su terapisi" öneriyor. "Sabahları ılık, akşamları sıcak duş ile vücudunuzu soğuklara alıştırın" diyor. Karagülle, "Her gün 15 dakika kış güneşinden yararlanın, kışın daha fazla C vitamini alın, sarımsak yiyin, ekinezya ile bünyenizi kuvvetlendirin" diye bir dizi öneride bulunurken kış hastalıklarıyla ilgili soruları da yanıtladı:
Kışın neden vücudumuz hastalıklara daha açık olur?
İnsan organizması kış aylarında soğuğa adapte olmak için zorlandığından yorulur. Bu yorgunluk bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Kardiyo vasküler sistem, solunum sistemi ve genel olarak metabolizma bu uyum sırasında çok daha fazla yüklenir. Kış aylarında kapalı ortamlarda bulunmak da, bulaşıcı hastalıklara zemin hazırladığı için daha çok hastalık görülür.
Soğuk hava başlı başına bir hastalık nedeni midir?
Soğuğa maruz kalmaya bağlı direkt hastalıklar vardır donma gibi. Ama bunun dışındaki soğuk algınlığı, grip, zatürree gibi hastalıklar direkt soğuk nedeniyle ortaya çıkmazlar. Hastalığı yapan soğuk değildir virüsler ve bakterilerdir. Soğuk havayı solumak, solunum yollarını zedeleyebilir ancak hastalık yapmaz. Yani bilinenin aksine kışın dondurma yemek, soğukta yürümek gibi nedenlerle hastalanılmaz, grip olunmaz hatta soğuk algınlığı bile bu nedenlerden olmaz.
Kış hastalıkları neler?
Üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, soğuk algınlığı, zatürree kesinlikle kış aylarında daha fazla görülür. Nezlenin yanı sıra burun etrafındaki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanması yani sinüzit, yutak iltihabı farenjit, bademciklerin iltihabı tonsillit, gırtlağın ve ses tellerinin iltihabı larenjit, orta kulak iltihabı otit, ana nefes borusunun iltihabı trakeit, bronşların iltihaplanması bronşit, astım ve akciğer dokusunun iltihabı zatürree de sonbahar ve kış mevsiminde ortaya çıkabilecek hastalıklardandır. Ayrıca mevsimsel depresyonlar ortaya çıkar. Bu arada düşük sıcaklık ve nem romatizmal ağrıları artırır. Bazı mide hastalıkları kış aylarında depreşir.
Kış hastalıkları için riskli grubu kimler oluşturuyor?
Evinde sigara içilenler, özellikle de bebekler başta soğuk algınlığı olmak üzere kış hastalıklarına karşı daha dirençsizdir. 65 yaşından büyükler, astım ve diğer kronik solunum sistemi hastalığı olanlar, kronik kalp ve dolaşım sistemi hastalığı olanlar, diyabet gibi kronik hastalıkları olanlar, kapalı ortamlarda bulunanlar dengeli beslenmeyenler ve özellikle de stresli işlerde çalışanlar riskli grubu oluşturur.
Vücudumuzu güçlendirmek için neler öneriyorsunuz?
Vücudun soğuğa uyumunu kolaylaştırmak gerekli. Dışarıda soğuğa maruz kalmaları azaltmamız lazım. Ancak bunu yaparken hiç dışarı çıkmama anlaşılmasın. Kış güneşi önemlidir. Gün içinde en az dakikalık sürelerle el ve yüzün kış güneşinden yararlanmasını sağlamak gerekli. D vitamini sentezi önemlidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
C vitamini alarak kışın bünyemizi güçlendirebilir miyiz, neler yemeliyiz?
Soğuğa karşı vücudun dayanıklılığını artırmak için kışın daha fazla C vitamini tüketilir. Vücudumuzu C vitamini yönünden desteklersek bağışıklık sistemini güçlendirebiliriz. Kışın bol bol sebze meyve yemek önemlidir. Kışın yağlar ve karbonhidratlara olan ihtiyaç da artar. Bu konuda dikkatli olmak gerekir. Ayrıca kışın sarımsak tüketiminin artması bağışıklık sisteminin güçlenmesi anlamında yararlıdır. Bunların dışında mentol, okaliptus, gibi doğal anti bakteriyallere ağırlık vermek önemlidir. Nane ve limon özellikle soğuk algınlıklarında son derece önemlidir. Kış depresyonuna karşı da binbir delik otu yararlıdır, sinir sistemini destekleyici etkisi olur.
Nasıl giyinmemizi öneriyorsunuz?
Kışın izolasyonu sağlayıcı kıyafetler seçilmeli. Ayak, el ve başın iyi korunması gerekir çünkü en çok ısı kaybı vücudun uç bölgelerinden olur. Ayrıca kış geçene kadar da standart giyimimizi bozmamamız gerekir. Hava ısısına göre kıyafetleri çok inceltmek de çok doğru değil. Ne çok kalın ne de çok ince giyinilmeli. Üşümemek ve terlememek için katlı kıyafet seçmek yerinde olur. Kış ayları spor yapmaya engel değildir. Ancak bütün yıl hiç spor yapmayan biri kışın kayak yapacağım diye tutturursa hem kalp damar sistemi hem de kas sistemi zorlanır, en azından sakatlıklar olur. Uygun kıyafet seçimi ile bol ısınma hareketinden sonra kışın spor yapılabilir.
Kışı hiç hastalanmadan sağlıklı geçirmenin yolları nelerdir?
Vücudun uyumunu sağlamaktır. Ben bunun için hidroterapinin son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Araştırmalar hidroterapi uygulayan kişilerin bağışıklık sisteminin güçlendiğini böylece daha az hastalandığını göstermiştir. Hidroterapi kavramı içine kaplıcalar ya da evde yapacağınız duşlar da girebilir. Ancak bir hafta sonu kaplıcaya girerek bu etkiyi sağlayamazsınız. Dört hafta süreyle her hafta sonu gitmeniz gerekir. Termal destekten yararlanmak için ancak belli bir zaman dilimi içinde tekrarlanan uyarılar olması gerekir. Güne başlarken alırsak ılık, gün bitiminde de sıcak su ile 20 dakika duş almak yine vücudun soğuğa karşı uyumunu kolaylaştıracaktır. 35 derecenin altındaki sıcaklıklar uyarıcı, 35 derecenin üzerindekiler termal yani yatıştırıcı etki gösterirler.
Kaynak: Prof. Dr. Zeki Karagülle Okunma sayısı: 479
Sayın kullanıcımız:
saglikvakfi.com ve saglikvakfi.org.tr' nin içeriği, kullanıcıyı sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. saglikvakfi.com ve saglikvakfi.org.tr'nin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.